17 Şubat 2012 Cuma

"Riddle me this, riddle me that, who's afraid of the big, black bat?"

Bu aralar tatilimin son günlerini yaşadığım için televizyon, internet artık ne varsa abarttım diyebilirim. Şu son zamanda dikkatimi çeken şey ise televizyonda eski Batman filmleri oldu. Çizgi romanından, çizgi filmine, animesinden, filmlerine, film müziklerine hatta oyunlarına bayıldığımı belirtmek isterim. Yapılan çalışmalar ne kadar yeterli yada başarılı bu tartışılır ama benim için her zaman önemli ve öncelikli olacakları kesin. Özellikle oyunları, oynayan kişileri tatmin etmese de benim için idealdi. Daha fazlasını beklemek batman mantığını değiştirmek gibi bir şey olabilirdi. Animesi için aynı şeyi söyleyemesem de çizgi filmlerini hala oturup heyecanla izlerim. Çizgi romanları halen yaratıcısına ve "öldüren şaka"nın sahibi, Alan Moore'a olan saygımdan ötürü göz bebeğimdir. 


Büyük yarasanın hayatımıza girişi 1939 yılında olmakla beraber filmlerinin tanınmasında büyük rolü olduğunu düşünüyorum. Çünkü çizgi romanların karmaşık ve eğlenceli dünyası, birçok kişi için hala içinden çıkılamaz görünmekte. -Kişisel tavsiye: Çizgi romanı, romanla kıyaslamamak ve vakit kabı olarak görmemek gerekir.- 
Filmlerinin ilki 1943 çekilmesine rağmen insanlar Tim Burton'un 1989 yapımı Batman'ini daha çok benimsemiş olacak ki çekilen filmden sonra bir patlama yaşandığı kesin. Buradaki büyük faktörün Tim Burton olmasının etkisi takdire şayan tabii. Gerek şehrin o puslu ve karanlık görüntüsü, karakterlerin işlenişi ve hatta mimikleri. Hepsi Burton'un dokunuşuyla okunandan ve çizgi olarak izlenenden daha iyi. Son filmlerde yönetmen koltuğuna oturan ( klasik cümle farkındayım -.- ) Nolan'ın dokunuşu, Burton'ı aratmayacak cinsten ancak benim gibi klasik severlerdenseniz eski seri size her daim daha güzel gözükecektir.
Bu filmler sayesinde filmdeki diğer karakterlerden Joker ve Kedi Kadın'ın da tanındığı ve fanlarının arttığını düşünüyorum. - Son filmdeki Heath Ledger'ın ölümü, ve filmdeki performansının mükemmelliği-  Ancak benim için Riddler (Edward Nygma) nam-ı diyar Bilmececi'nin yeri ayrıdır. Joker gibi lunatik tavırlarının yanında kırmızı saçlarının, sorduğu her sorunun basit ama düşündürücü oluşu onu sevmemde büyük bir etken. 
 Benim için Batman sadece bir karakterden çok daha ötede. Hakkında yazılan yazılar, canlandıran oyuncular hatta film müzikleri. Hepsinin  nedeni bilemediğim bir saygı hissi uyandırıyor bende. Gotham Şehri'nin havasından, suyundan belkide. Ama Nolan serisinin müzikleri kulaklarımız şenlendirmişken eskileri anmamak olmaz. 


İzlemediyseniz eski, yeni tüm filmlerini izlemenizi, müziklerini dinlemenizi ve hatta çizgi romanlarını okumanızı dilerim ^^

Klibe gelirsem klipte daha çok animasyon görmeyi çok isterdim özellikle Bono'nun değişmiş hallerini. Ayrıca sondaki yaylıların girdiği kısıma bayılıyorum! Yaylı çalan Batmanler! Şahane ^^ 

3 yorum:

  1. Bende koyu Batman hayranıyım. Batman'e duyduğum hayranlık tarif edilemiyecek derecede. DC Comics'in kusursuz tek karekteri bence. ÖTe yandan Bilmece fazlasıyla çılgın olmuş ama Joker kadar insanı tatmin etmiyor sanırsam, yada benim görüşüm öyle. Batman'i zorlayan tek karakterin Joker olduğunu boşuna söylemiyorlar :D

    YanıtlaSil
  2. Joker'in Batman ile arasında geçen durumla Bilmece'ninki arasında tabi ki fark var. Belirttiğim sebepler Bilmece'yi bana sevdiriyor ^^ Ayrıca Joker konusunu da kısa zaman içinde irdeleyeceğimi belirtmek isterim ^^

    YanıtlaSil
  3. Merakla bekliyorum yazılarını :D

    YanıtlaSil