3 Aralık 2013 Salı

Uranüs

Güneşinden epeyce uzak, mavi. Soğuk ama güzel gezegen

Zaten ne geldiyse başıma senin yüzünden geldi, değil mi? Senin yüzünden sevdiğim ne varsa aynı güneşle aranda olan mesafe gibi, mesafeler koyuyorum arama, pek belli etmesem de. Güneşe erişmeye çalışsam da aşamıyorum o mesafeyi. Soğukluğumu atamıyorum, ısıtamıyorum içimi. Halbuki ne kadar güçlü, sade ve güzel duruyorsun uzaktan. Ama yaklaştıkça donduracaksın gene herkesi, soğutacaksın benden. Biliyorum. 

İçimi ısıtmayacağını bile bile güneşe koşuyorum. Çok yaklaşınca, yakınlaşınca beni yakıp küle çevireceğini bile bile. İşte lades. Çünkü güneş herkesi ısıtır değil mi? Sadece beni değil. Benim değil. Gene de sıcaklığın verdiği halüsinasyon gibi inanıyorum sıcaklığına. Her şeye rağmen. İnanıyorum sıcaklığına güneş.

25 Şubat 2013 Pazartesi

NORMAL.


Normal. Normal düzenlidir. Ortalama, sıradandır. Normal tanıdık olandır. Tanıdık, sıcak ve rahattır. Normal, alışıla gelmiş olandır, bildiğiniz şeydir. Ama normal muhteşem değildir. Normal olağanüstü değildir. Normal asla şaşırtıcı olamaz. Kim normal olmak ister ki? 


15 Şubat 2013 Cuma

The Living Vampire

 
En son Amazing Spider-man'den söz ederken aklıma yine 
sevdiğim bir karakter takıldı. Morbius, Michael Morbius. Bilmeyenler için kısaca açıklarsam kendisi Amazing seride karşımıza çıkan ve Nobel ödüllü bir biokimyager. Peter Parker'ın sınıf arkadaşı. Yaptığı araştırmalara bizim saf oğlanın deneği ile birleştirince vampire dönüşen bir dahi. 

Her ne kadar çizgi serideki aktarımı çok hoş olmasa da çizgi romanda çok hoş bir şekilde resmedildiğini söyleyebilirim. 

Gelecek Spider-man filminde onu ve onunla birlikte çıkacak birkaç karakteri görmek isterim. Bunun yanında sevdiğimiz bir başka karakterin de henüz beyazperde de yer almaması benim için ayrı bir hüsran sebebi. Kimden mi bahsediyorum? Tabi ki Black Cat'den. Biraz alaycı ama sevecen tavrıyla bizim örümcekten içten içe kopamayışını izlemek isterim.